21 Ocak 2009

Ask-ı Memnu

Halid Ziya Uşaklıgil'in romanının adı olsada yaşadığımız yüzyılın özeti denebilir kanaatimce. İster gerçek kadın erkek ilişkisinde olsun , ister iş hayatında olsun, ister arkadaşlık arasında, güven arasında olsun. Memnu, arapçadan dilimize girmiş olup men etmek, yasaklamak anlamlarında kullanılır. Yasak aşk-aşk-ı memnu.
Delilik boyutunda tahribatın ve yozlaşmanın olduğu yılları yaşıyoruz. Sadakati sakadat sanacak kadar, bu hasletten uzak bir nesil içindeyiz. Televizyonun bu yozlaşmadaki katkısı inkar edilemez, ekrana gelen programlardaki seviyesizlik, çıplaklık ve para için her şeyi mübah kılan formasyonlar bu deformeyi kuvvetlendiriyor. Memnu para, memnu iş, memnu dostluk asaletimizi kurban ettiğimiz haller. Üzülmek tarif etmiyor ne yazıkki kaybımızı. Aile mefhumuna saldıra saldıra artık ortada mefhum kalmadı. Aile çay bahçelerinin, bahçeleri kadar dışarıya kapalı aile değerleri. İş hayatı farklı mı sanki, arkadaşının yerini almak için çevrilen oyunlar, işçinin hakkını yeşil çuhalarda harcayan "işçinin hakkını sırtındaki teri kurumadan ödeyiniz" hadis-i şerifinden- bihaber patronlar, evliliği sadece aşkla sınırlayıp, aşkı bitirmeye çalışıp huzuru sokaklarda başkalarının kollarında arayanlar metrakereye daha fazla düşmeye başladı. Bilakis aşk-ı memnu bir keyif oldu. Yasağın hazzı her daim çekici gelmiştir insanoğluna ve doz arttıkça yaşamanın tadı ham ayva gibi oturuyor boğazımıza. Tadımızı daha kaçırmadan divan edebiyatının en büyüğüne bırakayım sözü


Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn
"
"fuzuli"

Hiç yorum yok: