21 Ocak 2009

Rüşvetin Tarihi..



...Fuzûlî, Bağdat civarında yaşayan fakir bir şairdir. Kanunî'ye yazdığı bir mektupta durumunu belirtmiş ve devlet hazinesinden kendisine maaş bağlanmasını istemiştir. Padişah, kendisine bir berat göndermiş ve bu beratta Bağdat'taki vakfın zevaidinden, yani masraflar çıktıktan sonra kalan fazlasından Fuzûlî'ye maaş bağlanmasını istemiştir. Fuzûlî, beratını alır almaz vakıf idaresine gitmiş ve beratın gereğinin yerine getirilmesini istemiştir. Kendisine bürokrasinin her zamanki cevabı verilmiştir. "Sen git, biz gereğini yaparız" Ne var ki aradan haftalar, aylar geçer ama garibim Fuzûlî'yi ne arayan vardır ne de soran. Tekrar vakıf idaresinin yolunu tutar ve beratının gereğinin niye yerine getirilmediğini sorar. İkinci gidişte karşılaştığı muameleyi ve memurlarla arasında geçen diyaloğu Nişancı Paşa (Padişahın Genel Sekreteri) Celalzâde'ye "Şikayetnâme" olarak yazar. İşte meşhur " selam verdim, rüşvet değil deyü almadılar" ifadesi bu şikayetnâmenin baş tarafında geçer. Fuzûlî'nin "dedim, dediler" şeklinde aktardığı konuşma, bürokratik çarktaki sevimsizliğin, keyfi idarenin, çalınan minareye kılıf uydurmanın, asırlar geçse de karakterini koruduğunu göstermektedir
Dedim,
- Beratımın mazmunu niçin suret bulmaz. (Beratımın gereği niye yerine getirilmez)
Dediler,
- Zevayiddir husûli mümkün olmaz . (Artan kısımdan maaş bağlanması istendiği için yerine getirilemez)
Dedim,
- Böyle vâkıf zevayidsiz olur mu? (Böyle büyük bir vakfın artanı olmaz mı?)
Dediler,
- Zaruriyât-ı Asitane'den ziyade kalırsa bizden kalır mı? (İstanbul'un gereksinimlerini karşılamaktan artarsa bizden artar mı?)
Dedim,
- Vakıf malın ziyade tasarruf etmek vebâldir . (Vakıf malında hak edilenden fazla tasarruf etmek günahtır)
Dediler,
- Akçemizle satın almışız bize helâldır .
Dedim,
- Hesap alsalar bu sülukunuzun fesadı bulunur. (Teftiş olursa bu tuttuğunuz yolun yanlışlığı ortaya çıkar)
Dediler,
- Bu hesap kıyamette alınır.
Dedim,
- Dünyada dahi hesap olur, zira haberin işitmişiz . (Haber almışız ki dünyada da hesap alınır)
Dediler,
- Andan dahi bakimiz yoktur, zira katipleri razı etmişiz . (Ondan da korkumuz yoktur, çünkü katipleri razı etmişiz)
Fuzûlî, kişisel mücadelesinin sonuç vermediğini ve ümitsizliğini "Gördüm ki sualime cevaptan gayri nesne vermezler ve bu berat ile hacetim reva görmezler, nâçar terk-i mücadele kıldım. Meyus u mahrum guşe-i uzletime çekildim" sözleri ile dile getirir. Bugünkü Türkçe ile der ki: "Baktım ki sorduklarıma cevaptan başka bir karşılık vermiyorlar ve bu berat ile ihtiyacımı karşılamıyorlar, çaresiz olarak onlarla cedelleşmeyi bırakıp karamsar ve hiçbir şey elde etmemiş olarak kendi yalnızlık köşeme çekildim."

1 yorum:

umidim dedi ki...

Rüşvetin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir sanırım. Ama hikaye güzeldi.

Kolaylıklar

srbstnsrlr