21 Temmuz 2009

Çıtalı


Artık fazla göremeyeceiğimin hissi beni sararken geçen akşam evin biraz uazğında iyice daralmış eski bir arsa üzerinde 10-11 yaşları arasında tahmin ettiğim bir çocuk rüzgara kapılmış çıtalısını inatla uçuruyordu. Yokluktan mı bu eğlenceyi sürdürüyordu hala bilmiyorum ama eski bir adeti, oyunu görmem beni heyecanlandırdığı kadar o arsa üzerinde oynadığmız müsellesler de aklıma geldi. 20 senedir aynı mahalledeyim ama 20'li yaşlarımı devirdiğim yıllarda dahi gökyüzü renkli renkli uçurtmalarla daha bir renklenirdi.. Şimdi bunu çok az görüyorum mahallemde yakın mahallelerde.. Birden kalın bir sopaya sarılmış baklavamsı ip sarmalını tutup rüzgarın direncine "çekiyo la çekiyo" uyarısını yapmak geldi.. Tabiki cep telefonuna düşen yoldaysan "iki de ekmek al" mesajı asıl dünyaya beni çekene dek..

Çocukluğumuzda kağıttan, naylondan çok uçurtmalar yaptık, yarıştırdık, bant bulamadık, kuyruğunun püsküllerini taşla ezdik ama daha bir mutlu gibiydik.. Ne zaman gökyüzünde bir çıtalı görsem, eski mahallenin çocuk gürültüsü aklıma düşer, şimdinin motor,eksoz ve ses sistemlerine inat..

Hiç yorum yok: