12 Ağustos 2009

Varsın ama Yok biliyorum


Elden geçen zamanı tutabilene zaman üstadı dense kabul görür mü bilemem lakin insanoğlu elindekilerin bir çoğunu zaman gibi kolay bulup kolay tüketiyor; ve varlık varken yokmuş gibi davranıyor..

Kimimiz eşimizi sadece yanımızda taşırken kimimiz, yanında taşıdığını dahi fark etmiyor; nefes alıp vermek insan iradesine bırakılsa çok kimse nefes dahi aldırmazdı sevdiklerine(!).. Sevdiklerine diyorum zira sevgiyi ayrıyken tadan bizler, aynıyken birken, çerçeveye sabitlenmiş duvar süsü kıvamına getirebiliyoruz..

Bir arkadaşın cenazesinde bulunmuştum bir zaman, kaybettiği eşi için, öyle güzel yapabilecekler listesi söylüyordu ki.. ki'nin gerisi boş kalacak zira o yapacaklarının yarısını yapsa ölümüne engel olamayacaksada, mutlu ve doygun bir ömür yaşamış ,yaşatmış olacaktı..

Ayna benim için icad edilmemiş diyorum çok kez aynen beni gösteriyor ama sureten, başka bir ayna lazım suretin sığlığından siretin netliğine aksedecek.. Var mı?.. var hemde adım başı, sokak başı; ama fark görmekle bakmak arasında..

Çok Mecnun var etrafta ve can atan çok mecnunluğa gel gör ki bir Akşemsiddin(k.s) bulmak çok zor..

Fuzuli öyle demiş:

bende mecnundan füzun aşıklık istidadı var
aşık-ı sadık benem mecnunun ancak adı var ..


Ey aşk varsın ve sevgiliyi altın kaselerde sunarsın ama vuslat ışığı belirince neden iştiyakımı, sukunete neden, acımı ziyafete bırakırsın..?

Hiç yorum yok: