23 Haziran 2011

Hz Peygamberimizin (s.a.v) Çocuklara Yaklaşımı




Kur'an'daki çocuklara yönelik ayetlerin uygulaması konusunda tabii ki ilk örnek alacağımız insan, sahabesine ve tüm ümmetine vahyin şahitliğini gösteren Hz. Muhammed'dir. Ahlakı Kur'an olan Rasulullah'ın çocuklarla ilişkilerinde ve onları eğitirken takip ettiği yol ve yaklaşım biçimleri bu nedenle bizim örnek alacağımız uygulamalardır. Ancak bu konularda Rasulullah'ın örnekliğini metot olarak kullanabilmemiz için O'na isnat edilen rivayetlerden sahih olarak gördüğümüz bazı hadisler üzerinde durmaya çalışacağız.

a) Bir rivayette Peygamberimizin torunu Hasan, su ister. O esnada diğer torunu Hüseyin de uyanır ve su ister. Peygamberimiz suyu Hasan'a verir. Kızı Fatıma babasına, "Hüseyin'i daha mı az seviyorsun" der. Peygamberimiz "hayır suyu önce Hasan istedi ve ona verdim" der. Rasulullah bu rivayete göre taleplerde hatırı değil öncelikli talebi dikkate almaktadır ki, çocuklar arasındaki rekabette bu tavır son derece eğiticidir.

b) Hicaz cahili geleneğinde kızların ikinci sınıf konumuna itildiğini gözettiğimiz de, bazı rivayetlerden Rasulullah'ın kız çocuklarına karşı pozitif ayrımcılık yaptığını kavrarız: "Çocuklarınızın arasını eşit tutun. Eğer ben birini üstün tutacak olsaydım, kızları üstün tutardım."

c) Rasulullah'ın dünyevi konularda birlikte olduğu kişilere söz hakkı verdiği, yerine göre de çocukla çocuk olduğu rivayet edilir. Ergenlik çağına gelmemiş çocukların biatlerini kabul etmiş olması da onlara verdiği değeri; yani çocukların duygu ve düşüncelerine de gereğince önem vererek onları hayata hazırlayacak bir yaklaşımı örneklendirir.

d) Rasulullah, bir hadise göre, koşu yarışı yapan çocukları görünce o da aralarına karışır, onlarla beraber yarışır. Yarışı kazananı ödül olarak devesinin üzerine alır ve Medine sokaklarında gezdirir ve onunla sohbet eder. Bu yaklaşım da mükafat ve eğitimde tek düzeliği aşmak konusunda önemli bir açılımdır.

e) Rafi Bin Amr anlatır: Ben küçükken Ensar'ın hurmalarını taşlıyordum. Beni yakalayıp Rasulullah'a götürdüler. Bana sordu. "Niçin başkasının hurmalarını taşlıyorsun?" "Açlık sebebiyle" dedim. Bunun üzerine "taşlama, kendiliğinden yere düşenleri ye" dedi. Ve sonra "Allah seni doyursun" diye bana dua etti.

f) Bir çocuk müezzinin taklidini yapıyor ve ezanla alay ediyordu. Hz. Peygamber o çocuğu yanına çağırarak sanki ezanla alay ettiğini anlamamış gibi ciddi bir tavırla "Haydi bize de bir ezan oku" dedi. Çocuk utandı ve bunun üzerine güzelce ezan okudu. Rasulullah çocuğun sırtını sıvazladı ve cebine biraz para koyup "Mübarek olsun" dedi. Çocuk şaşırmış ve sonra yıllarca Mekke'de müezzinlik yapmıştı.

g) Annelerin çok sık yaptığı hatalardan birisine tekabül eden Rasulullah'tan örnek bir uygulamayla ilgili bir rivayeti özetleyelim: Medine'de bir anne sokağa kaçan çocuğunu eve getirebilmek için "Gel bak sana ne vereceğim" der. Olaya şahit olan Rasulullah sorar: "Çocuğa ne vereceksin?" Anne hurma vermek istediğini söyleyince de peygamber uyarır. "Dikkat et sana gelir de bir şey vermezsen doğru yapmamış olursun..."

h) Tirmizi'nin aktardığı bir rivayete göre "Çocuklarınızı 7 yaşına geldiği zaman namaza alıştırın. Eğer 10 yaşına geldiğinde kılmazlarsa yaptırım uygulayın." diyen Rasulullah, çocuklar için hem teşvik hem de uygun bir müeyyide yönteminin var olacağını bize hatırlatmaktadır.

(Kütüb-ü Sitte'de geçen bu rivayetleri, Ayraç Yayınları'ndan Said Alpsoy'un "Bir İnsan Olarak Hz. Muhammed" ve İnsan Vakfı Yayınları'ndan Bekir Demir'in "Hz. Peygamber ve Çocuk Eğitimi" adlı kitaplardaki hadisler arasından seçerek özetledik.)

Bu ve benzer rivayetlerde dikkat çeken vurgulara bir kez daha değinebiliriz:

1. Peygamberimiz çocuklara hoşgörü ile yaklaşmış, ilgi göstermiş, şakalaşmıştır. "Yavrucuğum..." gibi sıcak ifadeler kullanmıştır.

2. Peygamberimiz çocuklara taklit yoluyla eğitim yolunu açmıştır. Buhari ve Tirmizi'nin aktarımlarına göre, Rasulullah İbn Abbas'ın kendisine bakarak abdest alması ve Enes'i ve arkadaşını namaza çağırıp kendisine bakarak namaz kılmalarını sağlamıştır.

3. Rasulullah'ın çocukların 7 yaşında namaza alıştırılması ve 10 yaşına vardıklarında namaz kılmazlarsa yaptırım uygulamaya daveti, kontrollü bir disiplin gerekliliğine işarettir.

4. Tirmizi'deki hadise göre "Rasulullah, bir çocuğa eve girdiğinde ev halkına selam vermesini tavsiye etmiş ve bu selamla hem kendisinin hem de ailesinin hayır bulacağını eklemiştir." Peygamberimizin çocuklarla ilgili bu tür yaklaşımları, hayatın içindeki uygulamalarla irtibatlı ikna temelli eğitim örnekliğidir.

5. Rasulullah, çocuk eğitiminde mükafatlandırmayı sosyal ilişki ağırlıklı da gerçekleştirmiştir.

6. İbn Mace'nin aktarımına göre Rasulullah, içlerinde çocukların da bulunduğu bir toplulukla bir vadiden veya bir yokuştan geçerken, bu hangi vadi ya da bu hangi yokuş gibi sorularla soru cevap şeklinde grup ve çevre eğitimine örneklik oluşturmuştur.

7. Rasulullah'ın çocuk eğitiminde tedricilik ve sabır faktörüne özen gösterdiğini söyleyebiliriz. Çünkü o hikmetle davranan bir Rasul'dü ve tedricilik de insan fıtratına en uygun eğitim metodudur. Kur'an-ı Kerim 23 senede tamamlanmıştır. Namaz örneği bunun en iyi uygulamasıdır.

Hadis rivayetlerini öncelikle çocuğa yaklaşımla ilgili Kur'an ayetleri ve Kur'an bütünlüğü ışığında değerlendirmeliyiz. Ancak Kur'an bütünlüğünden bakıldığında bize önemli katkılar ve örneklikler sağlayan rivayetler yanında, Kur'an nasslarıyla bağdaşmayan rivayetler de söz konusudur.

İbn Hacer'in aktardığı bir rivayete/hadise göre "Tahnik" [çiğneme]ten bahsedilmektedir. Bu rivayete göre Peygamber yeni doğan çocuğa, ağzında bir hurmayı çiğnedikten sonra yedirir. Rasulullah hurmayı güzelliği, yumuşaklığı, tatlılığı itibariyle Müslümana benzetirmiş. Tahnikte bulunan kişi faziletli biriyse o çocuk da faziletli biri olurmuş. Oysa bu rivayet, sanki Hıristiyan kültürünün vaftizini hatırlatmakta ve Rasulullah'ın misyonunu küçük düşürmektedir.

Yine Peygamberin sünneti adı altında fıtri olarak solak olan bir çocuğa zorla sağ eliyle yemek yedirilmesi vb. davranışlarda bulunulması da Peygamberin sünnetinin gereği gibi algılanmamasından kaynaklanmakta, "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın" hükmü unutulmaktadır.

Bazı rivayetlerde de çocuklarla oynayan Hz Peygamber, onlara hiç kızmamış, uyarıda bulunmamış ve disiplin uygulamamış gibi gösterilmektedir.

Oysa Buhari ve Müslim'in ortak rivayet ettikleri bir hadise göre Rasulullah, torunu Hasan ve Hüseyin yanında oynarken bunlardan birisi, orada zekat ve sadaka olarak toplanmış olan hurmadan yemek için ağzına atar. Bunu gören Rasulullah ona şöyle dikkatlice, uyaran bakışlarla bakınca çocuk hemen hurmayı ağzından çıkarır.




2 yorum:

Yaz Blogcu dedi ki...

Merhabalar,

Çocuklarımızın eğitimi, terbiyesi ve yetiştirilmesi çok büyük sabır isteyen bir süreçtir.

Sabır ve tahammül gücü olmayan kimselere çocuklarımızı bırakmamız gerekir.

Onlara sevgi, şefkat ve merhamet duyguları ile yaklaşmak gerekiyor. Aksi halde çocuk değil bir canavar yetiştiririz farkında olmadan.

Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun ve sağlıcakla kalın efendim, saygılarımla.

H;M dedi ki...

haklısınız... teşekkür ederimm