20 Temmuz 2011

"Alaşehir Tımarı"

Bir tantanadır almış başını gidiyor. Gündem, daha doğrusu ülkeyi ilgilendiren gündem oldukça karışık. Gündem içerisinde "şike" yaftasıyla maruf olan olay belkide en derinden tartışılanı, dikkat çekeni. futbol önceliklerim arasında olmadı hiç bir zaman, izlemekten keyif aldığım, maç bitince bitmesi gereken bir oyundu sadece. Şu an bu oyun ülkede can çekişiyor, "operasyona" kadar benim için hasta adamdı. Şike yapan, yaptıran yeltenen ve bir çok şey. Açıkcası oyun bozuldu. Şahsım adına pek derdim değil. Sadece kendi hayatıma bakışımda biraz daha sakin olmam gerektiğini fark ettirdi. Neden denirse, futbol uzun zamandır halkın en önemli meşgalesi ve bir çok olgunun ayıramadığı insanları, ayırabilecek kadar güçlü. Manasız bir şekilde pek fazla dahili olmayan bizler bu oyun için her şeyi yapabiliyoruz. Taraftarlık parantezi içerisinde açıklanarak sıyrılmak çok basite kaçıyor. Şu durumda kim neyi tarafı?. İçeride olanlar, kızanlar, sevinenler, dünyanın sonu gibi görenler ve daha niceleri... Durup soluklanıp bir tarihe bakmak gerekmiyor mu?. Kime ne kalıyor, ne kalmış?. Gerçek olan hayattan dahi bir şeyler koparamayan biz insanoğlu, eğlence ve keyiften fazla bir şey-eskiden- vadetmeyen bu oyuna sıkı sıkı sarılmakla bir çok şeyi ıskalamıyor muyuz.? İçeride olanların aileleri yok mu?, çoluğu çocuğu, akrabası yok mu?. Onların ruh hali nedir var mı düşünen?. Durumun bu noktaya gelmesinde genel olarak herkesin suçu yok mu?. Bir şey oyunsa oyun olarak kalmalıdır. Ha bu sektörden ekmek yiyenler yok mu, var. İşi sadece geçim olan zaten bu alengirli işlerde tutunamaz. Geriye bu oyunu ele geçirmek pahasına mzıkçılık yapanlar kalıyor. Onlarında cüz'i kısmı göz altında. Şu ana kadar bu konu hakkında bir şey yazmayı düşünmüyordum, ama biraz düşününce gereğinden fazla vaktimi bu heyulaya harcamış olduğumu fark ettim. Kimin ne yaptığı beni ilgilendirmiyor, bu olayların bir faydası olduysa kendime ve aileme daha çok vakit ayırmam gerektiği gerçeğidir.  Söyleyenini hatırlamıyorum ama uygundur heralde."Hiç Kimseye(şeye) Değerinden Fazla Değer Verme. Çünkü, Ya Onu Kaybedersin Ya da Kendini Mahvedersin...

1 yorum:

EFSANE dedi ki...

Hakiki sikke üzerindeki patin, asit limon alkol ve sirke gibi maddelerle çıkarılabilir, sahte sirke üzerindeki patin ıslak bezle çok kolay temizlenir, bu yol pratik ve kolaydır. Hakiki sikkeler üzerinden bulunan patinler yosun yeşili,duman rengindedir, sahte sikkelerde bu olay olmaz. Hakiki sikke avuç içinde kayar sahtesi yapışır yada kaymaz.

Sahte sikkeler aşağıdaki unsurlarla karşılaştırılarak da anlaşılmaktadır

1- Ağırlık ve çapları arasında uyumsuzluk olanlar

2- Alışımın sesi (madenin tın sesi)

3- Yazılardaki harf hatası (Antik Dönem alfabesinden olmayan harfler)

4- Pres artığı (Antik dönemde kullanılan sikkelerde,pers atığı olmaz,figürler hafif silik olur)

5- Döküm kalitesi ( Antik dönem maden,dökümü ile günümüz dökümleri arasından fark vardır, sikkenin üzerinden büyüteçle siyah benek noktalar olmalıdır)

6- Harfler üzerinde ki silikler. (Hafif silik yada büyüteçle okunacak kadar silik olur)

7-Gerçek olmayan kaplamalar ( Sikkelerin kalıpları elle yapılırken çizik izleri kalırdı, kaplamalarda ise bu çizikler olmaz, büyüteçle gözükür)

8- Sonrada kazandırılmış sahte patin yapısı ( Patin : maddenin toprak içinde kalma sonucu kazandığı oksitlenme, Bu oksitlenme günümüzde sahta olarak yapılmaktadır. Çelik bıçak ucu ile kontrol edilir, sökülüyorsa sahtedir,sökülmüyorsa diğer unsurları da tamamlıyorsa sahte değildir.

9- Üzerindeki resimlerin tarih ile alakasının bulunmaması ( Sikkelerin üzerindeki figürlerin, yazıların tarihlerin bir bütün olması lazım,alakalı olması lazım)

10-Alışımın renk farklılığı.


11- Önemli tespiti,elinize bir yeni 1 Lira alın bir tanede sikkeyi aynı anda sert zemin üzerine bırakın ses yanı tın farkı sikkenin sahte olup olmadığını açığa çıkartır,

A. Vecdi Çoban

Bu Yazı
http://www.definegizemi.com
sitesine aittir. Kaynak gösterilmeden kopya edilemez.