18 Ocak 2013

Beklenmedik (!) Ölüm

Ölüm hak ve muhakkak bir gün kapımızı çalacak; bekleyen zaten yok da şu zamanda ölümü, bu beklenmedik lafı nerden çıkar onu anlamam.Ha sapasağlamken iş güç başındayken öldü yoksa biz de biliyoruz ölümü diyeceksek bir soluk alıp bekleyelim. Temel de kim neye inanırsa inansın bir gün öleceğini biliyor çünkü bilinen tarih boyunca bu emirden kaçan yok; olmayacakda. Yani ölüme doğru kurulmuş bir saat dilimi içerisinde hızla tüketip zamanı bizi bekleyen ana gidiyoruz. Bu an öyle bir an ki genç,yaşlı, çoluk,çocuk,ünlü, ünsüz, zengin, fakir, sağlam, hasta ayrımı yapmadan pat diye çıkıveriyor karşımıza. Ve biz henüz ölmeyen ölümlüler şaşırıp kalakalıyoruz. Şaşacak bir şey yok aksine şaşılacak bir şey aranacaksa o da ölüm sonrası hayata ne yapıp ne yapmadığmızı kontrol etmekten geçer , burda nasıl bir nam şöhret bıraktığımızdan değil.
 Ünlü bir isim vefat edince hakikat aslında öyle sert çarpıyor ki, garibanın ölümünde olmayan gerçek meşhur ölümlerde vücud buluyor, ne o gerçek:
"Dünyaya kalacağın kadar değer ver, yoksa senin değerini bir gün en fazla 3 metre kumaşla ölçerler..."

Hiç yorum yok: